|
ALLAH HER İNSANA ÇOK YAKINDIR ALLAH İLE YAKIN BAĞLANTI NASIL KURULUR ALLAH'A YAKINLAŞMAK İÇİN VESİLE ARAMAK GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNMEK İNSANI ALLAH'A YAKINLAŞTIRIR ALLAH'IN DETAYDA YARATTIĞI SANATI GÖREBİLMEK ALLAH'A "YAKİN" OLMAK ALLAH'IN MÜMİNLERİ YAKIN TAKİBİ ALLAH KENDİSİNE YAKIN OLAN KULLARINI MÜJDELER ![]() Büyütülmüş bir göz resmi, bir kelebek kanadındaki yanar döner renkler, yakından dikkatlice bakıldığında kişinin iman etmesine vesile olabilir. Detaylarda Allah'ın müthiş yaratma sanatını görmek mümkündür. Yakından bakılan herşey, Allah'a "yakin"liğimizi sağlar. |
| Kuran Meali | Kuran Fihristi | Allah'ın İsimleri | Kuran Mucizeleri | Belgeseller |
ALLAH'IN MÜMİNLERİ YAKIN TAKİBİ Dünya, Yüce Allah'ın insanları imtihan etmek amacıyla özel olarak yarattığı bir mekandır. Yüce Allah bu imtihanın gereği olarak; bazen bolluk ve güzellik vererek, bazen de zor ve sıkıntılı gibi görünen bazı olaylarla kullarını dener. Bu noktada kişinin sergilediği tavır, kendisinin yeterli imani olgunluğa sahip olup olmadığını ortaya koyar. çünkü olayları Kuran'da bildirilen gerçeklere göre değerlendirme becerisi, ancak imani olgunluğa -kamil imana- sahip olmakla mümkündür.
Ayetlerde bildirildiği gibi, yaşanan durum ne kadar zor ve içinden çıkılması güç gibi görünüyorsa da, Yüce Allah yakın takibi altındaki müminler için mutlaka o durumdan çıkmayı kolaylaştıracak, söz konusu zorluğu hafifletecek bir sebep yaratmıştır. Bir mümin güzel bir sabırla sabrettiğinde ve sabrında sebat gösterdiğinde, tüm zorluklarla beraber Allah'ın kolaylık verdiğini görecektir. Nitekim Allah başka ayetlerde de Kendisinden korkup sakınan kullarına yol göstereceğini, onları ummadıkları yerlerden rızıklandırarak işlerini kolaylaştıracağını şöyle müjdelemiştir:
Yüce Allah Kuran'da mümin kullarını yakın takibiyle koruduğunu ve onlara yardım ettiğini bazı kıssalarda da bildirmektedir. Bu kıssalardan biri Hz. Musa ve kavmi ile ilgilidir. Kuran'da bildirildiğine göre; Hz. Musa, İsrailoğulları ile birlikte Mısır'ı terk ettiğinde Firavun'un ordusu peşlerine düşmüştür. Nihayet deniz kenarına geldiklerinde, arkalarında Firavun'un güçlü ordusu, önlerinde ise deniz engeli ile karşılaşarak zahiren zorlu görünen bir olayla karşı karşıya gelmişlerdir. Ancak Hz. Musa'nın Yüce Allah'a olan sonsuz güven ve teslimiyeti, bu zor gibi görünen durumda dahi onun ümitvar olmasını sağlamıştır. Bu üstün ahlakı nedeniyle de, Yüce Allah'ın kendisini ve kavmini bu durumdan kurtaracağına dair inancı hiç kaybolmamıştır. Hz. Musa'nın Kuran'da bildirilen "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir." (Şuara Suresi, 62) sözlerinin ardından Yüce Allah'ın mümin kullarına olan vaadi ve yardımı hemen gerçekleşmiş, deniz ikiye ayrılmış, İsrailoğulları ve Hz. Musa karşı kıyıya rahatlıkla geçmişler, Firavun ve ordusu ise suda boğulmuştur. (Şuara Suresi, 65-66)
"… Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah, güçlü olandır, Aziz olandır." (Hac Suresi, 40) ayetinde haber verildiği gibi Rabbimiz müminlere çok çeşitli yollarla destek verir. Zahiren zor gibi görünen bir işte yakın takibiyle müminleri destekler ve onların yollarını açarak işlerini kolaylaştırır. Rabbimiz Kuran'da yakın takibi ve desteği ile müminleri başarılı kıldığını çeşitli ayetlerde şöyle bildirmiştir:
Yüce Allah yakın takibi ile samimi olarak iman edenleri, kendilerinden öncekiler gibi, "yeryüzünde güç ve iktidar sahibi" kılacaktır. İman etmeyenlerin ve münafıkların olması, bu inkârcı grupların birleşerek müminlere çeşitli düzenler kurmaya çalışmaları, onların müminlerden sayıca daha kalabalık olmaları ve güç ve imkân bakımından müminlerden üstün bulunmaları Yüce Allah'ın dünyada yarattığı imtihanın özelliğidir. Kuran ahlakı yeryüzünde hemen hâkim olsa, müminler her yaptıkları işte daima başarılı neticeler alsalar, müminlere karşı olan topluluklar bulunmasa o zaman dünyada imtihan ve mücadele ortamı olmazdı. Oysa Yüce Allah böyle bir düzen yaratarak hem dünyada bir hareketlilik ve mücadele ortamı oluşturmakta, hem de müminleri, münafıkları, kafirleri ve müşrikleri imtihan ederek ayırt etmektedir. "Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resûlü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı." (Ahzab Suresi, 22) ayetinde bildirildiği gibi samimi müminler, böyle bir durum karşısında Yüce Allah'a yönelerek yardım ve zaferin O'ndan geleceğini bilirler. Nitekim tüm elçiler insanlara din ahlakını tebliğ etme görevine başladıklarında tek başlarınadırlar. Ancak Yüce Allah'ın yakın desteği ile zamanla çevrelerindeki müminlerin sayıları artar. Yüce Allah Peygamber Efendimiz (sav)'e bu gerçeği müjdeleyerek, Zatı'nın yakın takibi ve koruması ile zahiren zor olan bu görevi başarıyla tamamlayacağını bildirmiştir:
Yüce Allah her zaman mümin kullarının yardımcısı, destekçisi ve tek dostudur. Müminler, samimi bir niyetle Kuran ahlakının yayılmasını ve yalnızca Yüce Allah'ın rızasını istedikleri için, daima Rabbimiz'in koruması ve yakın takibi altındadırlar. Sonsuz güç sahibi Allah'ın dosdoğru yolu üzerinde olan müminleri başarılı kılan da, Rabbimiz'in bu yakın takibi ve korumasıdır.
|
![]() |